Felsefe ve İslâm Yayınlandı
Topyekûn varlık içinde insan özel bir varlık türüdür. Diğer canlılardan farklı olarak ‘ahsen-i takvim’ üzere (en güzel şekilde) yaratılmıştır. Bu güzel yaratılış insana özgü bir özlük alanına sahip olmasına bağlıdır. Allah’ın, Hz. Âdem’e öğrettiği isimlere dayalı olarak verdiği bu özlük alanı bilme, inanma ve değer taşıma gibi olgulardan meydana gelmektedir. Bilimin erişemediği bu olgularla din ve felsefe ilgilenmektedir. Din bunları (kalben) anlamlandırmakta, felsefe (zihnen) açıklamalarda bulunmaktadır. Esasen insanın bu konularda iki yönlü bir tatmine ihtiyacı vardır.
Bilgi, varlık ve insan disiplinlerini bütüncül bir perspektifle ele alan bu çalışma; duyusal bilginin ötesinde vahiyle beslenen, gönül gözüyle farkına varmaktır. Yaratan ile yaratılan arasındaki kopan varlık bağını yeniden kurmayı ve insanı ancak vahiyle anlam kazanan özel bir “varoluş hikmeti” olarak tanımlamayı temel amaç edinmiştir. Söz konusu felsefe sistematiğine göre eserin metni, alt başlıklarıyla birlikte Bilgi (Epistemoloji, Bilim ve Mantık), varlık (Ontoloji, Manevi varlık ve Metafizik) ve etik (İnsan, etik ve din) olarak üç ana bölümden oluşmakta ve İslam projeksiyonunda bir değerlendirme temel olarak ele alınmaktadır. Müslümanın güncel hayatta pek de üzerinde durmadığı konularla ilgili bu metin umarız ufuk açıcı olacaktır.
Sipariş İçin:


