Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı olarak, ülkemizin temel sorunlarını, medeniyetimizin yeniden inşa tasavvuru ile milli, manevi kültürel değerlerimizi, bilimsel ilkeler çerçevesinde, alanında uzman düşünce ve bilim insanları ile çalışarak; sorunların tespit, teşhis ve çözümlerini içeren raporlar hazırlayarak, ilgili kurumlar ve kamuoyu ile bir süreden beri paylaşıyoruz. Şimdiye kadar,
1. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilgi Üretimi Raporu
2. Türkiye Ekonomisi Durum Tespiti ve Çözüm Önerileri Raporu
3. İslam Dünyasının Jeopolitiği Raporu
4. Türkiye’de Dinî Hayat Raporu
5. Türkiye’de Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci Raporu
6. Hukuk ve Yargı Sistemi Raporu
7. Tarım Su ve Çevre Raporu
8. Türkçe Dil Raporu
9. Yeni Bir Eğitim Modeli Önerisi Raporu
10. Güneydoğu Anadolu Raporu
11. Ülkemizde Ailenin Durumu ve Aile Politikaları Raporu
12. Kültür Politikaları Raporu
13. Filistin ve Gazze Raporu
olmak üzere 13 rapor yayınlanmıştır.
Elinizde olan “Nato ve Türkiye Raporu” 14. rapor olarak yayınlanmaktadır.
Uluslararası sistemin hızla değiştiği, güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve güvenlik kavramının klasik askerî tehditlerin ötesine taşarak çok boyutlu bir nitelik kazandığı bir dönemde Türkiye, jeopolitik konumu, tarihî birikimi ve artan stratejik kapasitesiyle küresel ve bölgesel gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Karadeniz’den Akdeniz’e, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler; ülkemizin millî güvenlik politikalarını, dış politika önceliklerini ve uluslararası ittifaklar içindeki konumunu yeniden ve daha derinlikli biçimde değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır.
Bu zorunluluğun en önemli başlıklarından biri de şüphesiz Türkiye’nin yetmiş yılı aşkın süredir üyesi bulunduğu Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile ilişkileridir. Soğuk Savaş sonrasının güvenlik ortamı, Rusya-Ukrayna savaşı, yükselen bölgesel krizler, terörizm, siber tehditler, enerji güvenliği ve yeni teknolojilerin ortaya çıkardığı meydan okumalar; NATO’nun geleceğini olduğu kadar Türkiye’nin ittifak içerisindeki rolünü de yeniden tanımlamaktadır. Bu nedenle NATO-Türkiye ilişkilerinin tarihî tecrübeler ışığında, stratejik gerçeklikler temelinde ve geleceğe dönük bir perspektifle ele alınması büyük önem taşımaktadır.
Elinizdeki çalışma, bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla hazırlanmıştır. Rapor; NATO’nun kuruluş felsefesinden günümüzdeki dönüşümüne, Türkiye’nin ittifak içerisindeki stratejik konumundan karşı karşıya bulunduğu fırsat ve risklere, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi bağlamında ülkemizin ileri sürebileceği politika önerilerine kadar geniş bir çerçevede değerlendirmeler içermektedir. Çalışma, NATO-Türkiye ilişkilerini yalnızca askerî bir ittifak meselesi olarak değil; güvenlik, diplomasi, ekonomi, savunma sanayii ve jeostratejik çıkarlar ekseninde çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır.
Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı olarak düşünce üretmenin ve stratejik meselelerde kamu yararına katkı sunmanın sivil toplum kuruluşlarının temel sorumluluklarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu rapor da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin millî güvenliği, stratejik çıkarları ve uzun vadeli menfaatleri ekseninde yürütülmesi gereken hedef ve ilkeleri gözeten bir değerlendirme çabasının ürünüdür.
Vakfımız, ülkemizin güvenlik siyasetini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda hazırlanan bu çalışmanın, devletimizin ilgili kurumları ve üst düzey karar vericileri tarafından değerlendirilmesinin yararlı olacağı kanaatindedir. Bu sebeple raporun, yaklaşan NATO gündemi ve Türkiye’nin geleceğe yönelik güvenlik politikalarına katkı sağlayabileceği düşüncesiyle ilgili devlet makamlarına ulaştırılması planlanmaktadır. Amacımız millî menfaatler doğrultusunda yürütülecek stratejik değerlendirmelere mütevazı bir katkı sunabilmektir.
Bu vesileyle elinizdeki raporu hazırlayan Sayın Güvenlik Analisti Aydın Bolat’a; raporun değerlendirilmesi ve olgunlaştırılması süreçlerine sundukları kıymetli katkılar dolayısıyla Sayın Halil Kaya’ya ve Dr. Osman Arslan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Temennimiz; Türkiye’nin tarihî tecrübesini, millî çıkarlarını ve değişen küresel gerçekleri birlikte okuyabilen bir stratejik aklın güçlenmesine katkı sağlayabilmek; ülkemizin uluslararası sistemde daha güçlü, daha etkin ve daha bağımsız bir konuma ulaşmasına hizmet edebilmektir.
Saygılarımızla.
Av. Hayrullah Başer
Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı
Mütevelli Heyet Başkanı

