Ankara Hacı Bayram Üniversitesi'nde Aliya İzzetbegoviç Paneli Yapıldı

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfının koordinasyonu ile 8 Mayıs 2024 tarihinde “Aliya: Bir Medeniyetin İnşası” isimli proje kapsamında fotoğraf sergisi ve panel etkinliği düzenlendi.

Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı (AEKBV) tarafından başlatılan “Aliya: Bir Medeniyetin İnşası” isimli proje kapsamında yaklaşık 3 yıldır devam eden çeşitli etkinlikler ses getirmeye devam ediyor. Vakfın koordinasyonu; Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gazi Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (AHBVÜ) Kültürel Diplomasi ve İş Birliği Topluluğu ile Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Geliştirme Topluluğu tarafından 8 Mayıs 2024 tarihinde Aliya İzzetbegoviç’i Tanıma ve Tanıtma etkinlikleri kapsamında fotoğraf sergisi ve panel etkinliği düzenlendi.

Etkinliğe; Ankara Vali Yardımcısı Kağan Mekan Çeviren, AHBVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Metin Orbay, AHBVÜ İktisadi İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Fırat Purtaş, İİBF Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatih Dikmen, Anadolu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Av. Hayrullah Başer, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Memili, Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. 

“ALİYA SADECE BOSNA’YI DÜŞÜNEN BİR LİDER DEĞİLDİ”

AHBVÜ’nün 100. Yıl Kültür Merkezinde gerçekleşen program saat 14.00’te saygı duruşu ve İstikâl Marşı ile başladı. Ardından açılış konuşmalarını yapmak üzere Vakfın Mütevelli Heyeti Başkanı Av. Başer kürsüde yer aldı. Aliya İzzetbegoviç’in hayatından kısaca söz eden Başer, bilge liderin sıradan bir Cumhurbaşkanı olmadığını vurguladı. Başer, “Aliya yalnızca Bosna’yı düşünen bir lider değildi, o savaş başladığında askerlerle cephede beraberdi, savaş bitsin diye dünyayı dolaşan, ‘Hayatımın en zor imzasını attım’ dediği Dayton Anlaşması’na imza atan bir diplomat, Boşnakların anayasal haklarını teminat altına almak için mücadele veren bir devlet ve siyaset adamıydı. Düşündüklerini ruhuna kadar yaşayan bir rol model idi. O bu özellikleriyle Bosna Hersek’in lideriydi” ifadelerini kullandı. 

Başta Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın birçok yerinde soykırımın olduğunu vurgulayan Başer, “‘Kafkasya’da Türkistan’da Balkanlar’da soykırım sona erdi mi?’ bu soruyu sormamız lazım” diyerek, Gömülü Çoban’ın “Herkes hür bu dünyada yalnız esir biz varız. İnim inim çırpınır kanlı kanlı ağlarız” sözlerini içeren şiirini okudu.  Başer, “Bütün insanlığın medeniyete, medeniyet inşasına ihtiyacı var” diyerek sözlerine son verdi. 

“ALİYA İZZETBEGOVİÇ TÜM DÜNYAYA ÖRNEK BİR ŞAHSİYETTİR”

Ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orbay, “Dinler tarihinde de milletler tarihinde de kriz ve savaş anları özel ve güzel insanları doğrumuştur maalesef. Maalesef diyorum çünkü  21. yüzyılın ortasında, Avrupa’nın göbeğinde din ve ırk temelli çatışmanın ortasında Müslümanlara karşı yapılan soykırıma ‘Dur’ deme cecsareti gösteren, geçmişteki bilgeliğiyle milletini kendi ekseni etrafında toplayan bir bilge liderdir Aliya İzzetbegoviç. Söylemleri ve eylemleriyle yalnızca din temelinde değil ahlak temelinde de tüm dünyaya örnek bir şahsiyettir” ifadelerini kullandı. Orbay, programda emeği geçenlere teşekkür etti.

 

ALİYA İSİMLİ SİNEVİZYON GÖSTERİMİ BEĞENİ TOPLADI

Açılış konuşmalarının ardından “Aliya” adlı sinevizyon gösterimi yapıldı. Dikkatleri üzerine toplayan sinevizyonun ardından AHBVÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Şimşek‘in moderatörlüğünde “Aliya: Bir Medeniyetin İnşası” paneli başladı. Programda; TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir “Aliya İzzetbegoviç’in Dünyasında Din ve Özgürlük”, Ankara Yıldırım Beyzaıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Güngör “Aliya’nın Medeniyet İnşasında Siyaset ve Din”, Anayasa Mahkemesi Basın Müşaviri Dr. Osman Arslan ise “Aliya İzzetbegoviç’te İnsan Olmak ve İnsan Kalmak” başlığıyla konuşmacı olarak yer aldı. 

“ALİYA İZZETBEGOVİÇ KURAMCI VE KURAMLARINI HAYATA GEÇİREN BİR ŞAHSİYET”

Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Osman Şimşek, medeniyet kavramına dikkat çektiği konuşmasında, “Bugünkü dünyamız medeniyet anlayışını yeniden kurmalı” diyerek söz konusu kavramın birçok toplum tarafından farklı algılandığını kaydetti. Aliya İzzetbegoviç’in bu manada bir kuramcı olduğunu ve kuramlarını hayata geçiren değerli bir şahsiyet olduğunu belirten Şimşek, bilge liderin İslam üzerinde sosyal bir teori inşa ettiğini vurguladı. 

“BİLGE LİDER İSLAM’I YENİDEN ANLAMA İHTİYACI HİSSETTİ”

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir ise gençliğinde Bosna Savaşıyla birlikte Aliya İzzetbegoviç’e ve Bosna Hersek’e ilgi topladığını aktardı. Demir, evlad-ı fatihan topraklarında Müslüman ifadesinin Türk ifadesiyle aynı olduğunu vurgulayarak, “Bu toprakların mesuliyeti bizim boynumuzun borcudur” dedi. Osmanlı’nın Balkanlardan çekildikten sonra 1942-1945 yılları arasında Nazilerin ve SSCB’nin işgaliyle komünizm etkisiyle kırılma yaşadığını anımsatan Demir, “Aliya İzztebegoviç hem nazizmi hem de komünizmi yaşadı. O yüzden kendisi ‘Müslüman olmak’ derken bize kendi Müslümanlığını anlatıyor. Bu şartların yani dinsizliğin içinde kendini koruyarak İslam’ı yeniden anlama ihtiyacı hissetti. Bu yüzden kendisi yeniden Müslüman oldu. Aliya’nın İslam’ı seçilmiş İslam’dı” ifadelerini kullandı. 

Öte yandan Demir, Aliya İzzetbegoviç’in Bosna Hersek Savaşı’nı ahlâkıyla yürüttüğünü dile getirdi. Demir, İzzetbegoviç’in “Bir savaşı düşmanınıza benzediğiniz zaman kaybedersiniz” sözünü örnek vererek, intikam ve kin duymadan ama geçmişi unutmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca Demir, Türkistan’daki Müslümanlıkla Balkanlar’daki Müslümanlığın birbirine çok benzediğini ifade ederek, Aliya İzzetbegoviç’in önemine işaret etti.

İSTANBUL İSLAMCILIĞI VE ALİYA İZZETBEGOVİÇ

Ardından panelistlerden Prof. Dr. Özcan Güngör, Bilge lider Aliya İzzetbegoviç’in dinin araç olarak kullanılmasına karşı çıktığını 4 yaklaşım üzerinden anlattı. Güngör; araçsal yaklaşım, diyalektik yaklaşım, dinsel yaklaşım ve liberal yaklaşım üzerinden İzzetbegoviç’ten kendi dünyasını imgeleyerek söz etti. Aliya İzzetbegoviç’in hem faşizm hem nazizim hem de komünizm dönemlerini gördüğünü ve kendi siyaset anlayışını bu noktada modelleyerek yeniden inşa ettiğini belirtti. Güngör, İstanbul İslamcılığı olarak nitelendirdiği kavram çerçevesinde Aliya İzzetbegoviç’in tarikat ve cemaatlere, bununla birlikte dayatmaya dayalı devrimlere karşı olduğunu söyledi.

“İNSAN OLMAK VE İNSAN KALMAK…”

Dr. Osman Arslan konuşmasına, Balkanlar’ın evlad-ı fatihan toprakları olduğunu vurgulayarak başladı. “Bosna bizim kaybettiğmiz uzvumuz gibidir. Ne zaman Bosna’da bir acı olsa bizim vücudumuzda hissedilir” diyerek başladığı sözlerine, Sırp birliklerin Bosna Hersek’teki acı katliamlarına işaret etti. Mavi kelebekler sayesinde savaşın ardından toplu mezarların bulunduğunu ve soykırımın tüm dünyaya kanıt olarak sunulduğunu anımsatan Arslan, Balkanlar’daki durumu değerlendirdi.

Arslan, böyle bir ortamda “insan olmak ve insan kalmanın” altını çizerek Aliya İzzetbegoviç’in not aldığı şu ifadeleri dile getirdi:

“İnsan olmak ve insan kalmak… Allah’a karşı en büyük sorumluluğumuzdur. İnsan, insanlığından çıktığı noktalardadır. Fakat siz o anda bile ahlakınızdan, ilkelerinizden ve benliğinizden ayrılmamlısınız”

Arslan sözlerine, “Aliya, ‘İnsan kalmanın en önemli sırrı ise her şartta ahlkalı kalmak, ahlakı koruyabilmektir. Aliya İzzetbegoviç ahlakın daha doğrusu insan kalmanın siyaseti uygulama biçiminde denemiştir. Siyasete uyguladığı zaman insan kalmayı, başkalarına saygı bakımından çoğulcu, demokratik sistemin, hakları korumak bakımından da hukuk devletini karşılayan şekilde hareket eder. İnsan kalmanın mümükün olduğu rejim, çoğulcu, demokratik, hukuk devletidir’ der. Dolayısıyla çoğulcu, demokratik, hukuk devleti zemininde ancak insanlar insan olarak kalabilirler. İnsan kalmanın en önemli özelliği özgürlüktür. Ahlaklı olmanın şartı da özgür olmaktır. Bu nedenle ahlaklı olacaksanız özgür olmalısını, özgür olursanız ancak insanlığınızı koruyacaksınız” ifadeleriyle son verdi.

PROGRAM FOTOĞRAF ÇEKİMİ İLE SONA ERDİ

Panelin ardından panelistlere katılımcı belgesi takdim edildi. Öte yandan Vakıf, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş, organizasyona katkı sağlayan Küresel Diplomasi ve İş Birliği Topluluğu Başkanı Harun Reşit Öcal ve Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Geliştirme Topluluğu Başkanı Muhammed Nuri Yalçın’a hediye verdi. Program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Programın sonunda Dr. Osman Arslan öğrencilere, kaleme aldığı “Bilge Aliya” kitabını imzaladı.