Vakıf Genel Merkezinde "Medeniyet Tasavvuru" Konulu İstişare Toplantısı Yapıldı
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı olarak, medeniyet tasavvuru ve inşası ile ilgili uzun süredir yapılan çalışmaların değerlendirilmesi, varsa eksikliklerin tespit edilmesi, bu çalışmaların bir proje hâline dönüştürülmesi ve bu çalışmalara fikir bazında katkı sağlayabilecek fikir adamlarının belirlenmesi amacıyla, konu ile ilgili araştırma yapan veya makaleleri bulunan araştırmacı ve yazarların katılımlarıyla 30 Haziran 2026 Salı günü Vakıf Genel Merkezinde “Medeniyet Tasavvuru” konulu bir istişare toplantısı düzenlendi.
Moderatörlüğünü Ali Ay’ın yaptığı toplantıya, Meclis Eski Başkanı Cemil Çiçek ile birlikte toplam 18 kişi iştirak etti.
Vakfımız Mütevelli Heyet Başkanı Hayrullah Başer, medeniyet tasavvuru ile ilgili Vakıf olarak bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bu toplantıdan nasıl bir sonuç beklediklerini, medeniyet tasavvuru çalışmalarının içinin nasıl doldurulması gerektiğini ve toplantının bu sorulara cevap aramak amacıyla istişare mahiyetinde düzenlendiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.
Daha sonra moderatör Ali Ay, düşüncelerini paylaşmak isteyen katılımcılara sırasıyla söz verdi.
Prof. Dr. Hilmi Demir konuşmasında, Vakfın bugüne kadar medeniyet tasavvurunun dinî boyutu üzerinde çalışmalar yaptığını, bundan sonra ise hukuk, ekonomi, felsefe ve kültürel boyutu üzerinde çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
Necmettin Turinay konuşmasında, medeniyet kelimesinin son dönemlerde siyaset başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu tarafından çokça kullanılır hâle geldiğini, ancak bunun içi boş söylemlerden öteye geçemediğini ifade etti. Medeniyet anlayışımızda somut değerlere ihtiyaç olduğunu belirterek, bunlarla ilgili ele avuca gelen somut bilgiler üretilmesi gerektiğini söyledi. Medeniyet tasavvurunun altına 8-10 başlık konulmasını ve bu başlıklar üzerinde çalışmalar yapılmasını önerdi.
Cemil Çiçek konuşmasında, medeniyet tasavvuru kavramının altının doldurulması konusunda önceliklerin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Önceliğin ahlak konusuna verilmesi gerektiğini belirterek, ahlak olmadan medeniyeti konuşmanın doğru olmayacağını söyledi. Ayrıca ahlaki ölçümleme konusunda bir anket çalışması yapılmasını önerdi.
Veli Şirin konuşmasında, “medeniyet” kelimesinin kullanılmasının Mustafa Reşit Paşa’ya dayandığını ve 1800’lü yıllara kadar uzandığını ifade etti. Devlet yönetiminde İttihat, Islahat ve Cumhuriyet gibi kavramlar üzerinde durulduğunu, Osmanlı’nın ise Nizam-ı Âlem ve İ’lâ-yı Kelimetullah tabirlerini kullandığını belirterek, buna benzer yeni kavramların üretilmesi gerektiğini vurguladı.
Turgut Şahin konuşmasında, medeniyet kavramı üzerinde bir kavram kargaşası bulunduğunu, öncelikle bu konuda mutabakat sağlanması gerektiğini ifade etti. Medeniyet kavramının içinin doldurulabilmesi için entelektüel düşüncenin hukuki zemin içerisinde muhafaza edilmesinin gerekli olduğunu belirtti. Ayrıca Anadolu Vakfı isminin medeniyeti çağrıştıracak şekilde değiştirilmesini, “Medeniyet Araştırmaları Enstitüsü” adıyla bir kuruluş oluşturulabileceğini ve medeniyet tasavvuru konusunda bir çalıştay yapmadan önce gerekli hazırlıkların tamamlanmasının daha isabetli olacağını dile getirdi.
Necati Kırış konuşmasında, medeniyet kavramının alt başlığı olarak önceliğin “hukuk ve adalet” olması gerektiğini ifade etti. Hukuk ve adalet olmadan eğitim, kültür ve ticarette gelişmenin sağlanamayacağını belirterek, medeniyet inşasında insan unsurunun çok önemli olduğunu söyledi. Din ve devlet işleri konusunun iyi ayarlanması gerektiğini, hak ve özgürlükler konusunun da büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Prof. Dr. Caner Arabacı konuşmasında, medeniyetin tam karşılığının din olduğunu, dünyada iki medeniyetten söz edilebileceğini ve bunların İslam ve Hristiyan medeniyetleri olduğunu ifade etti. İslam medeniyetini en iyi uygulayanların Selçuklular olduğunu belirterek, Selçukluların Haçlı Seferleri’ne karşı Ahilik adı altında bir gençlik teşkilatı kurarak çok büyük bir oluşum meydana getirdiklerini Anadolu medeniyetinin de bu çalışmalar sonucunda kurulduğunu ifade ederek, medeniyet tasavvurunda yerli ve millî olunması gerektiğini vurguladı.
Şazeli Çügen konuşmasında, Anadolu Vakfının bir medeniyet hareketi olduğuna vurgu yaptı. Medeniyet denilen şeyin bir ruh olduğunu, insanların bu ruhu kaybettiklerini ve adeta ceset gibi dolaştıklarını ifade etti. “Ahlak, imanın zarfıdır; bu olmazsa imanda da sıkıntı olur.” diyen Çügen, medeniyetin kişi ve toplum için bir hayat tarzı, devlet için ise bir yönetim tarzı olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Mustafa Aydın konuşmasında, Aliya İzzetbegoviç’e göre medeniyetin kültür olduğunu ifade etti. Hint ve Çin medeniyetine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bana göre bu medeniyetlerin bir çöplükten ibaret olduğunu Çin’in bugün Konfüçyüs’ü dahi anlayabilecek durumda olmadığını dile getirdi.
Dr. Osman Arslan konuşmasında, Batı medeniyetinin yalnızca güç üstünlüğü ile varlığını sürdürdüğünü, bunun da beraberinde büyük problemler meydana getirdiğini ifade etti. Medeniyet ile ilgili teorik çalışmaların tamamlanması için kurumsal kimliğin oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, Vakfın “Medeniyet Klasikleri” serisi adı altında yayın çalışmaları yapmasının faydalı olacağını belirtti.
Konuşmaların ardından moderatör Ali Ay, toplantının faydalı geçtiğini ifade ederek, dile getirilen teklif ve öneriler üzerinde çalışma yapılacağını, bu çalışmaların sonuçlarının katılımcılarla paylaşılacağını söyledi. Katılımcılara teşekkür ederek toplantıyı tamamladı.



