Sağlıklı Beslenme Ve Yumurtanın Beslenmemizdeki Önemi

Gazi Üniversitesi Beslenme ve Diyetisyenlik Bölümü 3. Sınıf Öğrencileri Feyza Nur Demir ve Beste TEKİN Ankara’da farklı Üniversitelerde okuyan vakfımız Öğrencilerine Sağlıklı Beslenme ve yumurtanın beslenmemizdeki önemine vurgu yapan sunum yaptılar. İlgiyle dinlenen sunumda Feyza Nur DEMİR ve Beste   TEKİN    özetle şunları dediler:

“ Öncelikle Vakıf Yönetimine ve Sayın Adnan YILDIRIM beye gençlerin sağlıklı beslenmeleri ve bilgilendirilmeleri hususunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ederiz. Bildiğiniz gibi Sağlıklı beslenme kavramı gündemimizden düşmeyen kelimeler arasında yer alıyor.  TV kanallarına göz attığımızda mutlaka sağlıklı beslenme konusunda birkaç programa rastlayabiliriz. Özellikle kahvaltı sağlıklı beslenme kavramının temelini oluşturan bir öğündür. Kahvaltı sofralarında eksik edilmemesi gerek yumurtanın beslenmemizdeki önemine bakacak olursak şu şekilde sıralamamız mümkündür. Yumurta insan vücudunun ihtiyaç duyduğu besin maddelerini en uygun miktarda ve oranda içeren hayvansal kaynaklı besinlerden biridir. Özellikle elzem aminoasitlerden zengindir ve örnek protein olarak adlandırılır. İçerdiği protein sayesinde vücutta onarım faaliyetlerinde görev alır. Beyin ve Sinir dokusu gelişimi için gerekli olan fosfolipitlerin önemli kaynağıdır. Çocuk beslenmesinde besin çeşitliliği sağlar ve büyüme için yüksek protein kaynağı olduğu gibi örnek protein olarak da adlandırılır. Sağlıklı gebe ve emzikli kadınların beslenmesinde artan protein gereksinmesini karşılamasında önerilir. Yanıklı hastalarda ve enfeksiyonu olan hastalara hazırlanan diyetlerde de önemli yer tutmasının yanında tok da tutar. Yumurtanın%66'sı Su %12'si protein %11 `i yağ %0,9 mineralleri temsil eder ve bileşiminde çok önemsiz miktarda karbonhidrat vardır. Almış olduğumuz yumurtanın sarısı tavuğun beslenme şekline göre değişiklik göstermektedir. Sarı mısır ve yeşil otlar ve arpa ile beslenen tavuğun yumurtası koyu sarı, hazır yem ile beslenen tavuğun yumurtası daha açık sarıdır. Yumurtanın kolesterol içeriği 250-300 mg arasında değişmektedir. %36 Doymuş yağ asitleri %48 tekli doymamış yağ asitleri ve%16 çoklu doymamış yağ asitleri içermektedir. Vitaminden A vitamini, riboflavin, B6 vitamini ve B12 vitamini içeriğine sahiptir. Maküler dejenerasyon Yaşlanma sonucu ortaya çıkan ana görme noktası olan makulanın bir hastalığıdır. Yumurta içeriğindeki A vitamini (karotenoid) sayesinde gözde pigment yoğunluğunu artırır. Brokoli, ıspanak, avakado gibi besinlerde de bulunsa bile yumurtada bulunan miktarı ve biyoyararlılığı daha yüksektir. Minerallerden demir, fosfor, kolin ve lesitin içerir. Demirin kan yapımında görevlidir ve yeteriz alınması sonucu demir anemisi oluşur. Demirin büyüme ve gelişmede, immün sistemde rolü vardır. Sabah kahvaltılarında olmasını istediğimiz haşlanmış Yumurtanın yanına maydanoz, roka, kırmızı veya yeşil biber, limon gibi C vitamini kaynaklarıyla tüketilmesi demir emilimini olumlu yönde etkiler. Çay, kahve demirin emilimini olumsuz etkilediği için yemekten 45-60 dakika önce veya sonra içilmesi önerilir. Yumurtanın kabuğunun kahverengi ya da beyaz olması besin değerini değiştirmez. Yumurtaları kullanmadan önce dikkat edeceğimiz hususlar çok önemlidir çünkü yumurta kabuğunda 7000 -10000 arasında por bulunur ve yumurta tavuğun dışkılama organıyla aynı yerden çıktığı için çeşitli mikrobiyolojik riskler oluşturabilir. Bunun için kullanmadan önce mutlaka yıkanmalı. Ayrı bir kaba kırarak tazeliği kontrol edilmeli. Kek, poğaça veya pasta yapımından 3-4 saat önce buzdolabından çıkartılmalıdır. Bu sayede yumurta içerisinde bulunan ovomüsin proteininin aktif olması sağlanır ve hazırlanan keklerin veya poğaçaların daha iyi kabarması sağlanmış olur. Sağlık açısından risk oluşturmaması ve diğer gıdalarla kontaminasyonun önlenmesi için yumurtalar buzdolabında yumurta kaplarında saklanmalıdır. Yumurtanın çiğ tüketilmesinin örtülmesinin 2 temel sebebir vardır. Bunlardan birincisi mikrobiyolojik riskten kaynaklı ve ikincisi Yumurtanın içerisinde bulunan avidin proteini biyotini bağlar, avidin proteini ısıl işlen sonucu denatüre olduğu için biyotini bağlayamaz ve bundan dolayı yumurtaların haşlanarak tüketimi önerilir. Haşlanma işlemi yumurta suyu kaynadıktan 10 dakika sonra ocağın altını söndürerek tamamlanır. Süreyi ayarlayamaz daha uzun süre kaynatma işlemine tabi tutulursa ya da kaynadıktan sonra uzun süre beklenirse yumurtanın sarısı ile beyazı arasında hijrojen sülfür halkası denilen yeşilimsi renk oluşur. Bu durum demir biyoyararlılığını etkiler. Genel olarak bakacak olursak tüketmiş olduğumuz gıdaların bileşimlerinden maksimum seviyede yararlanmak için uygun koşullarda muhafaza, pişirme ve bekleme gibi durumları göz ardı etmemeliyiz.”

 

Haber: Ayşe BULUÇ

Fotoğraf: İsmail YILDIRIM

 

Fotoğraf Galerisi: